GEBELİKTE GÖĞÜSLERDEKİ DEĞİŞİKLİKLER

HAMİLELİKTE MEMELERDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER
GEBELİKTE GÖĞÜSLERDEKİ DEĞİŞİKLİKLER

Gebeliğin başlangıcından itibaren anne adayı göğüslerinde bazı değişiklikler hisseder ve görür. Bu değişikliklerden bazıları anne memesini emzirmeye hazırlamak için doğal bir süreçtir. Süt kanallarının büyümesine bağlı meme hacmi artar, memeler büyür ve hassasiyet gelişir. Göğüslerde ağırlaşma hissedilebilir. Sağ ve sol meme boyutları arasında fark oluşabilir. Meme cildi altında damarlar görünür hale gelebilir.

Göğüs uçları da gebelik boyunca büyür ve hassaslaşır, rengi koyulaşır ve kararır, koyu kahverengi renk alır. Bu koyulaşmayı gidermek veya azaltmak için herhangi bir şey sürülmez, hamilelik bitince hormonlar normale döndüğünde renk kendiliğinden normale döner.

Göğüs uçlarından gebelik sırasında az miktarda süt gelebilir. Kolostrum denilen bu başlangıç sütü berrak veya sarımsıdır. Göğüs uçlarından kanlı sıvı gelirse hemen doktorunuza başvurmalısınız. Göğüs uçlarının üzerinde küçük çıkıntılar oluşur (Montgomery tüberkülleri), bu çıkıntılar göğüs ucu sağlığını korumaya yardımcı olmak için yağ salgılar. Bu bölgeyi sabunla temizlemeden sadece suyla durulamalısınız.

Göğüs uçlarında kurume ve acıma meydana gelebilir. Bu durumda ılık su ile temizlenebilir ve uygun nemlendirici kremler sürülebilir.

Memelerin büyümesi veya meme ucu rengi  cinsiyetle ilgili midir?
Bu konuda bazı bölgelerde halk arasında yanlış inanışlar vardır. Hamilelikte göğüslerin az veya çok büyümesi, meme uçlarının fazla veya az koyulaşması, kararması gibi görüntüler bebeğin cinsiyetiyle, erkek veya kız olması ile ilgili değildir. Erkek veya kız cinsiyette memelerde veya karında, vücüdün tamamında oluşan değişiklikler benzerdir. Anen vücudundaki dış görüntü değişikliklerine bakarak bebeğin cinsiyetini belirlemek tahmin etek imkansızdır.

Memelerde büyüme, ağrı ve koyulaşma ne zaman başlar:
Hamilelikte memelerde büyüme, şişme, hassaslaşma, ağrı, acıma ilk aylardan itibaren başlar genellikle. Meme uçlarında koyulaşma genelde daha ileri aylarda meydana gelir, bazılarında 3. ay civarında başlarken bazılarında son aylara doğru başlar. Göğüslerin büyümesi veya göğüs ucu renklerinin değişmesi gebeliğin gidişatı veya bebeğin sağlığı hakkında fikir veren bir belirti değildir.

Memede ele gelen kitle olması ve meme ucundan kan gelmesi:
Bunlar hamilelikte olan normal değişikliklerden değildir. Hamileyken memede ele sertlik gelmesi veya koltuk altında ele kitle gelmesi, meme ucundan kırmızı-kahverengi akıntı, kan gelmesi gibi durumlar acilen doktor muayenesi gerektirir.

Molluscum kontagiozum

MOLLUSKUM KONTAGİOSUM (Molluscum Contagiosum)
Molluscum kontagiosum üreme organları bölgesinde ve vücudun yüz dahil her bölgesinde küçük lezyonlara sebep olan viral (poxvirüs) bir enfeksiyondur. Deri yüzeyinde küçük siğile benzeyen tümör oluşumuna yol açar fakat siğillerden farklı olarak kubbe şeklinde ortasında göbek kısmı olan parlak (sivilce benzeri) oluşumlardır. Bunların sayısı sadece bir kaç adet olabileceği gibi onlarca sayıda da olabilir. Boyutların yaklaşık 3-5 mm kadardır. Ağrısızdır.

Molluscum contagiosum tümörleri vücudun her yerinde oluşabilir. Ancak gövdede, yüzde, göz kapağında, üreme organlarında ve anüs çevresi ile koltukaltlarında daha sık görülür.

Molluscum kontagiozum AIDS gibi bağışıklık sisteminin zayıfladığı kişilerde daha şiddetli seyredebilir.

Cilt temasıyla, el temasıyla, özellikle banyolarda kullanılan havlu benzeri eşyalar ile, çarşaf ve iç çamaşrı ile ve cinsel temasla kişiler arasında bulaş gerçekleşebilir. Hasta kişinin lezyonları ellemesi ve kaşıması sonucu vücudunun başka yerlerine de temas ederek hastalığı yaygınlaştırması mümkündür.

Hastalığın tipik lezyonları genellikle kolaylıkla tanı konması için yeterlidir. Kesin tanı konması gereken durumlarda biyopsi alınabilir.

Tedavi:
Molluskum kontagiosum lezyonları tedavi edilmese bile zamanla kendiliğinden hiçbir iz bırakmadan iyileşebilmektedir. Ancak bu bazen aylar sürebilir ve bu süre içerisinde başka insanlara da bulaşma riski bulunduğundan tedavi edilmesi gereklidir.

Tedavi için kriyoterapi (dondurma) , koter (yakma), lazer, lezyonların kazınması ve sıkılarak ortasının boşaltılması (küretaj), lezyonlara sürülen bazı ilaçlar gibi yöntemler kullanılabilmektedir.

Kronik pelvik ağrının sebepleri

KRONİK PELVİK AĞRI
Kronik pelvik ağrının tanımı “kadınlarda tedavi gerektiren ve fonksiyonel yetersizliğe neden olan en az 6 ay süren göbek altındaki karın bölgelerinde ve kasıklarda hissedilen ağrı” şeklindedir. Ayrıca anlatılmış olan kasık ağrısı konusuna buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Kronik pelvik ağrının sebepleri arasında jinekolojik bazı nedenler olabileceği gibi, ürolojik yani idrar yolları ile ilgili, barsaklarla ilgili, kas-iskelet sistemi ile ilgili ve nörolojik sebepler de olabilir. Kronik pelvik ağrıya 18-50 yaş arası kadınlarda %14-25 oranında rastlanır.

Kronik pelvik ağrının jinekolojik nedenleri:
– Endometriozis (en sık jinekolojik nedendir)
– Adezyonlar (Karın içi yapışıklıklar)
– Myomlar
– Over (yumurtalık) kistleri
– Adenomyozis
– Pelvik konjesyon sendromu
– Vestibulit
– Kronik PID

Kronik pelvik ağrının gastrointestinal nedenleri:
– İrritabl barsak sendromu (en sık non-jinekolojik nedendir)
– Kronik appendisit
– İnflamatuar barsak hastalıkları
– Divertikülozis
– Divertikülit
– Meckel divertikülü
– Herni (fıtık)

Kronik pelvik ağrının ürolojik nedenleri:
– Anormal mesane fonksiyonu (Detrusor instabilitesi)
– Üretral sendrom (Kronik üretrit)
– İnterstisyel sistit

Kronik pelvik ağrının psikolojik nedenleri:
– Depresyon
– Somatizasyon
– Psikoseksüel bozukluk

Kronik pelvik ağrının kas-iskelet sistemi ile ilgili nedenleri:
– Sinir basısı (nörit )
– Fasiit
– Skolyoz
– Diskopati
– Spondilolistezis
– Osteitis pubis

Tanı:
Kronik pelvik ağrı hem şikayetlerin çeşitliliğinden dolayı hem de nedenleri çok çeşitli olabilmesinden dolayı tanısı zor bir durumdur. Tanıda hastanın detaylı öyküsü ve muayenesi dışında enfeksiyonu araştırmak için yapılan kan ve idrar tahlilleri, ultrason ve bazen karın içerisini gözlemek amacıyla laparoskopi gerekebilmektedir.